Pages

Ateşten Gömlek

Sagopa Kajmer 1280x800 px  Wallpaper

(Sago yine yapmış yapacağını)

Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır..
Bundan çıkar hır, patlamalar vuku bulur dert kahır..
Sırdan geçen dilim olsa hale değer diken..
Bilmez bilen adam olur,ben ben iken..
Ya söylersem kim anlar..
Söylemezsem bağlar gamlardan ağlar.
Bu yıpranışta dağılır bütün..
Doymaz Sago yakar tütün..
İçindeyim oyunun büsbütün,
Hayatıma musallat oldu şöhret,ün..
Karıştı yarınım bitti dün,tedirgin bugün..
Topla çıkar nedir sonuç?
Her kıyasta dilime değer bıçağa ait keskin uç,
Kimdir suçlu kimde suç?
Öylesine kibirli ki biber yakmadan bırakmaz rahat,
Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant!
Üzerime gelin bakın,dinamit bağlı gövdeme,
Yaklaşını uçururum uçurtma misal pimden iplerle..
Fesatlar kapıma vardılar ellerinde güllerle,
İşlerine gelmediğinde saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle..
Vurdular siyah güllelerle..

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin.. Ve dahi..
Kır topraktan çömlekleri.. Zaten tedirgin halim..
Bir benim,bir bendim ve bir kendim ortadayım..
Bitmez derdim,bu hal beni yer bitirir bildim..

Aklıma gelen başıma geldi,
Başım yarıldı,aşım soğudu..
Yine iştahsızlık elinde oyuncak etti açlığımı..
Artık kartopu oynamak istemiyorum ellerim dondu,
Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu..
Nerdesiniz güven abideleri ha? Cesaret haylazları?
Gösterin bana 62 den tavşan yapan hokkabazları,
Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları,
Demirden mızraklarla kırdım sazları,
Deştim böğründen kıyamadığım hazları,
Verin bana yazları!
İlahi merhamet sarayı..
Ya hannan..
Sensin rana..
Sensin mana..
Sensin rahman..
Sensin canan..
Ruhum işgalden kurtulmaz vatan,
İnfilak eder alev ateş volkan hislerim kırıklar..
Püskürüyor üzerime lav,kıvılcım korlar,
Elimdeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar..
Ben bir sırra sahibim,hayat uykusuna yatmış,
Ben çok dosta sahiptim güvensizlik içine batmış.
Şahit oldum birileri mutluluğu parayla kapmış..!!!

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin.. Ve dahi..
Kır topraktan çömlekleri.. Zaten tedirgin halim..
Bir benim,bir bendim ve bir kendim ortadayım..
Bitmez derdim,bu hal beni yer bitirir bildim..

Ateşten gömlekler… Topraktan çömlekler…
Ne maymundan geldin, ne de seni getirdi leylekler…
Sagoya kulak ver, Sagoya kulak ver…  Sagoya kulak ver…

Bazen - (Radical Noise)

Sabahın sesi kulaklarımda biri pencereyi açmış yine
Ekşi yorgun bir tat ağzımda
Şehir gri kefeninde sakin
Davetsiz konuklarla tedirgin
Güne, kararsız yolum uzun

Hani olur ya bazen kaçarsın herşeyden
Hani olur ya bazen şarkı biter aniden
İşte böyle günlerde hep uyumak istediğinde
Tamda böyle günlerde umudu büyüt içinde

Şehrin toprağı altımda inlese, ufakça irkilsem
Sesime ses verse bir martı
Yalnızlığın öbür ucunda bir dost daha var diyebilsem
Hani sen hiç gitmesen

Yaşam ağını örerken gözlerine şarkı birden duruverse bile
Gözlerini ayrılık ıslatsa bile, umudu büyüt içinde

Belalım... Sezen Aksu

Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma takığım sensin
Dağ gölleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım

Gün değmemiş ormanlarda yittiğim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım

Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım

Vega - Bu sabahların bir anlamı olmalı...

Yastığına senin sarılıp kokunla uyumuşum
üstüm açık kalmış, üşürken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada
uyandım, aradım, bulamadım

suçum neydi?
neden böyle oldu?

bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her şey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı

koltuğuna senin kıvrılıp, hayalinle uyumuşum
camlar açık kalmış, ürperirken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada”
uyandım, aradım, bulamadım

bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her şey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı…

Yaşar - Beni Koyup Gitme

Beni koyup gitme ne olursun
Durdugun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun
Beni koyup gitme ne olursun
Bir deniz kıyısında otur.
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin çocuğun olur
Beni koyup gitme ne olursun
Sonun kötüye varacak
Beni koyup gitme ne olursun
Elimi tutuyorlar ayağımı
Yetişemiyorum ardından
Hevesim olsa param olmuyor
Param olsa hevesim
Yaptıklarını affettim
Beni koyup gitme ne olursun
Seninle gelmeyeceğim yine de
Beni koyup gitme ne olursun…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=zjXDxrbJg7I]

Karagül...

İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
Ama farkındaydım yinede
Ne zaman seninle olsam
Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
Ben sende yolları sevdim
Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
Kaplı yolları
İkimizde acemi birer aşıktık aslında
Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

Ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurları
Mor kanatlı turnaları yar…

Ben sende rüzgarı sevdim
Alıp götüren yılları
Saklı kalan umutları yar…

Ne yeminler bozdum
Geceler büyürken sensiz
Ne yeminler bozdum
Yıllar geçerken sitemsiz
Ne yeminler bozdum
Tarifi bile imkansız
Senin için ey karagül

Ben sende yolları sevdim
Yüreğinden gelip geçen
Sevda yüklü katarları yar…

Ben sende seni sevdim
Avuçlarken yüzümü
Yahut dokunurken sessiz yar…

Ne yeminler bozdum
Geceler büyürken sensiz
Ne yeminler bozdum
Yıllar geçerken sitemsiz
Ne yeminler bozdum
Tarifi bile imkansız
Senin için ey karagül…

Bir şarkı...

Teoman ve Şebnem’den, En güzel hikayem…

Teoman :
Kulaklarım patlıyor sessizliğinden
Yorgunluğundan ölüyorum
Sinekler yapışıyor vücuduma, gitmiyorlar
Yayılıyor kanları,vurduğumda
Denizi araladım geçtim bir aşktan
Attım kum torbalarımı
Döktüm yapraklarımı
Ama uzandıntenime, hissettim
Tenim aktı parmak aralarından
Bazen ne yaparsan yap olmuyor
Kanım hızlanıyor bazen damarlarımda
Kan çanaklarım aynada levham boynumda
Bir yapbozu tamamlarken bakıyorum
Büyük parçan eksik kalbin olduğu
Bazen bir vücuda sarıyorum
Banıp parmağımı, tadına bakıp
Gözümü sevmeye karatıp
Yapamıyorum
Bazen ne yaparsan yap olmuyor
Acı bir tat kalıyor ağzımda
Bazen yutup unutup
Bazen tükürüyorum
Bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda
Adı yok, sırtı var, bana dönük, bükük
Soğuğa çeviriyoru suyu
Ağlıyorum bakıp içime
Ayılamayıp anlıyamıyorum bazen
Derimin altında başarılı ayrılık notları
Yazılmış çöpe atılmış intihar mektupları
Vuruyorum sokaklara bedenimi, hayallere
Hayatımı yine omuzlarıma
Acımı alsın diye sığınıp
Kurtaracak kadınlara 15 dakika
Bazen ne yaparsan yap olmuyor

ŞEBNEM FERAH:
Bitti zor oldu ama bitti
Yapamadım benim başka bir kalbi
Bedenim zayıftı kalbim güçlüydü
Haritası ama çok silikti
Sert bir şeydi iliklerimde aşk
Dayandım, ittim, sığmadı, kanırmadı girmedi
Ama sıktım pis kanı
Akıttım yaramdan
İyileşmeye yaladım geçmişti sanki
Soktum neşteri göğsüme
İnanmaya halim kalmadı diye
Bitti zor oldu ama bitti

TEOMAN:
Korkma bilirim acıyı tedaviyi
İmkansızlığın kekremsi tadını
Dün insanlara baktım kendi kirli camımdan
Terkedilmişler çoktan yaradan tarafından

ŞEBNEM FERAH:
Ben kesilene kadar yüzdüm
Ama görünmeyince karan
Bıraktım kendimi bıraktım bir taş gibi
Yanmıştı çizilmişti ama
Seyrettim ağlayarak sabredip
Çok sevdiğim bir filmi
Artık yalnız senin için üzülüyorum
Bitti zor oldu ama bitti

TEOMAN:
Benim de zaten hiç gücüm yok, yüzüm yok hiç
Umudum yok
Ama bil ki farklı bir hayaldi
İşkenceydi bazen çok güzeldi
Ama anlıyorum sesinden
Kurtulmuşsun sen
Nokta konmuş, bitmiş
En güzel hikayem….